“Diş eti kanaması masum değildir.” Pek çok kişi fırçalarken görülen kanamayı “normal” sanır; oysa bu tablo çoğu zaman gingivitis dediğimiz erken dönem iltihabın ilk işaretidir. Zamanında kontrol altına alınmadığında süreç periodontitise ilerleyebilir; dişi saran dokularda ve çene kemiğinde kayıplar meydana gelebilir, hatta diş kaybına giden yol açılabilir.
Benim klinikte hastalarıma sık söylediğim bir cümle var: “Dişlerinizi değil, onları tutan temeli koruyun.” Çünkü sağlam görünen bir dişin bile “temeli” olan diş eti ve çevre dokular zayıfladığında, çiğneme konforu ve ağız sağlığı hızlı etkilenebilir.
Ağız ve diş sağlığının temeli, diş etleridir. Çoğu zaman diş çürüklerine odaklanılsa da, sağlam bir dişi yerinde tutan asıl güç, sağlıklı diş eti ve çevre dokularıdır. Diş etlerinde (gingiva) ortaya çıkan hastalıklar, sadece ağız kokusu veya kanama ile sınırlı kalmayıp, tedavi edilmediğinde sağlıklı dişlerin kaybına, hatta genel vücut sağlığının (kalp, diyabet vb.) etkilenmesine neden olabilmektedir.
Sakarya/Adapazarı’ndaki kliniğimizde, diş eti hastalıklarının (Periodontoloji) teşhis ve tedavisini, doku sağlığını korumayı ve dişi ağızda tutmayı hedefleyen bir yaklaşımla yürütüyoruz. Unutulmamalıdır ki; diş eti sağlığı bozulmuş bir ağızda, en estetik porselenler veya en başarılı dolgular dahi uzun ömürlü olamaz.
Diş Eti Hastalığı (Periodontal Hastalık) Nedir?
Diş eti hastalığı, dişleri çevreleyen ve destekleyen yumuşak ve sert dokuların iltihabi durumudur. Tıp literatüründe “Periodontal Hastalıklar” olarak adlandırılır. Bu hastalıklar genellikle sinsi ilerler; başlangıçta ağrı yapmaz ancak zamanla diş etinde kanama, şişlik ve çekilme ile kendini belli eder.
Hastalığın ana nedeni, diş yüzeylerinde biriken ve “mikrobiyal dental plak” adı verilen bakteri tabakasıdır. Bu plak düzenli temizlenmediğinde sertleşerek diş taşına (tartar) dönüşür. Diş taşı, bakterilerin daha derin dokulara inmesi için bir merdiven görevi görür ve enfeksiyonu çene kemiğine kadar taşıyabilir. Bu süreçte diş taşı temizliği gibi koruyucu tedaviler, hastalığın ilerlemesini durdurmak için en kritik adımdır.
Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?
Sağlıklı bir diş eti; soluk pembe renkte (gül kurusu), portakal kabuğu görünümünde, dişi sıkıca saran ve kanamayan bir yapıdadır. Diş eti hastalıkları başladığında ise doku bu özelliklerini kaybeder. En yaygın belirtiler şunlardır:
- Diş Eti Kanaması: Hastalığın en belirgin ve ilk işaretidir. Diş fırçalarken, elma gibi sert gıdalar ısırırken veya kendiliğinden oluşan kanamalar, diş etinde iltihap (Gingivitis) olduğunun habercisidir.
- Diş Eti Çekilmesi: Diş etinin kök yüzeyinden aşağıya doğru çekilerek dişin kökünün açığa çıkmasıdır. Bu durum dişlerde hassasiyete ve estetik bozulmalara yol açar. Detaylı bilgi için diş eti çekilmesi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
- Ağız Kokusu (Halitozis): Diş eti ceplerinde biriken bakteriler ve gıda artıkları, inatçı ve kötü bir ağız kokusuna neden olur.
- Diş Eti Şişmesi ve Kızarıklık: Enfeksiyonun olduğu bölge ödemli, parlak kırmızı ve dokunulduğunda hassastır.
- Dişlerde Sallanma ve Yer Değiştirme: Hastalık ilerleyip kemik dokusunu erittiğinde, dişler desteklerini kaybederek sallanmaya başlar.
Diş Eti Hastalığı Neden Olur?
Diş eti hastalıklarının birincil nedeni yetersiz ağız hijyenine bağlı oluşan bakteri plağıdır. Ancak plağın yanı sıra hastalığın oluşumunu ve şiddetini etkileyen başka faktörler de vardır:
- Sigara Kullanımı: Diş etlerindeki kan dolaşımını bozarak iyileşmeyi engeller ve hastalığın belirtilerini (özellikle kanamayı) maskeler.
- Genetik Yatkınlık: Ailesinde diş eti hastalığı olan bireyler, bu duruma daha yatkın olabilir.
- Hormonal Değişiklikler: Hamilelik, ergenlik ve menopoz dönemlerindeki hormonal dalgalanmalar, diş etlerini bakterilere karşı daha hassas hale getirebilir.
- Sistemik Hastalıklar: Özellikle diyabet (şeker hastalığı), diş eti enfeksiyonlarının şiddetini artıran önemli bir faktördür.
- İlaç Kullanımı: Bazı tansiyon ve kalp ilaçları, diş etlerinde büyümeye ve şekil bozukluklarına yol açabilir.
- Stres ve Beslenme: Vücut direncini düşüren stres ve vitamin eksiklikleri, diş etlerinin savunma mekanizmasını zayıflatır.
Diş Eti Hastalığı Evreleri ve Çeşitleri
Diş eti hastalıkları, enfeksiyonun derinliğine göre farklı isimler alır:
- Gingivitis (Başlangıç Evresi): Enfeksiyon sadece diş etindedir. Diş eti kanaması, kızarıklık ve şişlik görülür ancak kemik kaybı henüz başlamamıştır. Profesyonel temizlik ve iyi bir ağız bakımı ile tamamen geri döndürülebilir.
- Periodontitis (İlerlemiş Evre): Enfeksiyon diş etini geçip kemiğe ulaşmıştır. Diş ile diş eti arasında “periodontal cep” adı verilen boşluklar oluşur. Kemik erimesi başladığı için dişlerde sallanma görülebilir. Tedavi edilmezse diş kaybı kaçınılmazdır ve kaybedilen dişlerin yerine implant tedavisi gibi daha kapsamlı çözümler gerekebilir.
- Agresif Periodontitis: Genellikle genç bireylerde görülen, hızlı kemik yıkımı ile karakterize, genetik geçişli bir formdur.
Diş Eti Hastalıkları Tedavisi Nasıl Yapılır?
Diş eti tedavisinde (Periodontal Tedavi) temel amaç; enfeksiyonu ortadan kaldırmak, diş etini dişe yeniden yapıştırmak ve doku kaybını durdurmaktır. Tedavi planı hastalığın şiddetine göre Dt. Mehmet Elbirlik tarafından kişiye özel olarak belirlenir.
1. Başlangıç Tedavisi (Cerrahi Olmayan Tedavi)
Hastalığın erken evrelerinde uygulanan en temel yöntemdir.
- Profesyonel Diş Taşı Temizliği (Detertraj): Diş yüzeyindeki sertleşmiş tartarlar ve plaklar ultrasonik cihazlarla temizlenir.
- Kök Yüzeyi Düzleştirme (Küretaj): Diş eti ceplerinin derinleştiği durumlarda, diş kök yüzeylerindeki iltihaplı dokular ve toksinler lokal anestezi altında temizlenir. Kök yüzeyi pürüzsüzleştirilerek diş etinin tekrar köke yapışması sağlanır.
2. Cerrahi Tedaviler (Periodontal Operasyonlar)
Hastalığın ilerlediği, derin ceplerin ve kemik erimelerinin olduğu durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.
- Flep Operasyonu: Diş eti cerrahi olarak kaldırılarak kök yüzeyleri ve kemik defektleri direkt görüş altında temizlenir. Gerekirse eriyen kemik dokusunu desteklemek için kemik tozu (greft) uygulamaları yapılır.
- Diş Eti Çekilmesi Tedavisi: Açığa çıkan kök yüzeyleri, hastanın damağından alınan yumuşak doku yamaları (bağ dokusu grefti) ile kapatılır.
3. Estetik Diş Eti Düzenlemeleri (Pembe Estetik)
Bazı durumlarda diş etleri sağlıklı olsa da estetik görünmeyebilir. “Gummy Smile” denilen diş etlerinin fazla göründüğü durumlarda veya diş eti seviyesinin asimetrik olduğu hallerde pembe estetik (gingivektomi) işlemleri uygulanarak gülüş tasarımı desteklenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Diş eti kanaması normal midir?
Hayır, sağlıklı bir diş eti asla kanamaz. Fırçalama sırasında veya durduk yere oluşan kanama, diş eti hastalığının bir alarmıdır ve mutlaka diş hekimi kontrolü gerektirir.
Diş eti tedavisi ağrılı mıdır?
Diş taşı temizliği genellikle anestezi gerektirmeyen, hafif hassasiyet yapabilen bir işlemdir. Küretaj ve cerrahi işlemler ise lokal anestezi altında yapıldığı için hasta işlem sırasında ağrı hissetmez.
Diş eti çekilmesi kendiliğinden düzelir mi?
Hayır, çekilen diş eti dokusu kendiliğinden tekrar eski seviyesine gelmez. Ancak tedavi ile çekilmenin ilerlemesi durdurulabilir veya cerrahi yöntemlerle kapatılabilir.
Diş eti hastalığı bulaşıcı mıdır?
Diş eti hastalığına neden olan bakteriler tükürük yoluyla kişiden kişiye geçebilir. Ancak hastalığın oluşması için kişinin ağız hijyeninin kötü olması ve yatkınlığının bulunması gerekir.
Gülüş tasarımı öncesi diş eti tedavisi şart mı?
Evet. Gülüş Tasarımı veya porselen kaplama gibi işlemlerin başarısı, altyapıdaki diş etinin sağlığına bağlıdır. İltihaplı veya asimetrik diş etine yapılan kaplamalar estetik görünmez ve kısa ömürlü olur.
Makaleyi Yazan Hekim: Dt. Mehmet Elbirlik
Yayınlanma Tarihi: 27 Ocak 2026
Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2026

