Diş taşı temizliği, dişlerin üzerinde biriken ve zamanla sertleşen tabakanın klinik ortamda uzaklaştırılması işlemidir. Bu birikim sadece estetik görünümü değil; diş eti hattını ve ağız kokusunu da etkileyebilmektedir. Sakarya merkezde hastalarımdan en sık duyduğum sorular “Acıtır mı?” ve “Ağız kokusunu geçirir mi?” oluyor; yazıda bunları netleştiriyorum.
Diş taşı nedir?
Diş taşı; dişlerin üzerinde biriken yumuşak bakteri plağının tükürükteki minerallerle sertleşmesiyle oluşan, fırçayla çıkmayan bir tabakadır. Kısaca, evde fırçalamayla uzaklaşmayan “sert birikim” gibi düşünebilirsiniz. Diş taşı oluştuğunda yüzey pürüzlenir ve bu pürüz, yeni plağın daha kolay tutunmasına zemin hazırlayabilir.
Diş taşı neden oluşur?
Diş taşı tek bir nedenden değil, birkaç faktörün birleşiminden oluşur. Kişi düzenli fırçalasa bile şu durumlar süreci hızlandırabilmektedir:
- Diş aralarına ve diş eti hattına yeterince ulaşmayan fırçalama tekniği
- Diş ipi/arayüz fırçası kullanılmaması
- Tükürük yapısı (mineral yoğunluğu), ağız kuruluğu
- Sigara kullanımı ve yoğun çay-kahve tüketimi
- Dişlerde çapraşıklık ya da plak tutulumunu artıran alanlar
Bu nedenle “Ben fırçalıyorum ama yine de oluyor” cümlesi klinikte çok karşılaştığımız bir durumdur. Burada önemli olan, doğru temizlik alışkanlığının kişiye göre planlanması ve diş taşı birikimi varsa bunun klinik olarak uzaklaştırılmasıdır.
Diş taşı temizliği nasıl yapılır?
Diş taşı temizliği klinik ortamda; diş eti ve diş yüzeylerinin değerlendirilmesiyle başlayıp, birikimlerin cihazlarla uzaklaştırılması ve ardından yüzeyin parlatılması (polisaj) ile tamamlanan bir işlemdir. İşlem sırasında amaç; diş eti hattında biriken sert tabakayı kontrollü şekilde kaldırmak ve diş yüzeyini daha pürüzsüz hale getirmektir.
Bu aşamada, çürük veya kırık dolgu gibi plak tutulumunu artıran alanlar görülürse, dolgu ve restorasyon ile ilgili seçenekler muayene sonucuna göre planlanabilmektedir.
Diş taşı temizliği acıtır mı?
Diş taşı temizliği çoğu kişide “acı”dan çok titreşim ve basınç hissiyle tarif edilir. Ancak diş etinde iltihabi hassasiyet, diş eti çekilmesi veya kanama eğilimi varsa rahatsızlık hissi artabilir. Böyle bir durumda işlem öncesi değerlendirme yapılarak konforu artırmaya yönelik uygulamalar planlanmaktadır.
Ultrasonik temizleme nedir?
Günümüzde en sık kullanılan yöntemlerden biri ultrasonik temizlemedir. Bu yöntemde cihazın ucu yüksek frekanslı titreşimle birikimi parçalar; aynı anda su ile alan temizlenir. “Kazıma” gibi algılansa da kontrollü ve diş eti dokusuna saygılı bir şekilde uygulandığında, klinik standartların temel parçalarından biridir. Ultrasonik temizleme ile özellikle diş eti hattındaki sert birikimler daha etkin şekilde uzaklaştırılabilmektedir.
Sakarya merkezdeki kliniğimizde, diş taşlarını ultrasonik yöntemlerle diş minenize zarar vermeden temizleyelim, diş eti sağlığınızı koruma altına alalım.
Diş taşı ağız kokusu yapar mı?
Diş taşı, pürüzlü yapısı nedeniyle bakterilerin tutunmasını kolaylaştırabilir. Bu bakteriyel birikim; diş eti hattında kanama, hassasiyet ve kötü tat hissiyle birlikte ağız kokusunu artırabilmektedir. Diş taşı ağız kokusu yapar mı sorusuna yanıtım şu olur: Evet, bazı kişilerde önemli bir etken olabilmektedir; ancak tek neden olmayabilir.
Diş taşı temizliği sonrasında ağız kokusunda belirgin azalma yaşayan hastalarım var. Yine de koku devam ediyorsa, bunun başka bir kaynağı olabileceğini düşünmek gerekir.
Diş fırçalamaya rağmen ağız kokusu devam eder?
Düzenli fırçalamaya rağmen koku sürüyorsa, çoğu zaman sorun sadece “fırçalamak” değildir; “doğru bölgeyi doğru yöntemle temizlemek” gerekir. Diş fırçalamaya rağmen ağız kokusu yaşayanlarda değerlendirmeyi genellikle üç başlıkta ele alıyorum:
- Ağız içi nedenler:
Dil yüzeyinde biriken tabaka, diş aralarında kalan gıda artıkları, diş eti cebi/iltihabı ve çürükler kokuya zemin hazırlayabilir. Bazı durumlarda derin çürük veya enfeksiyon şüphesi varsa, muayene sonrası kanal tedavisi gibi işlemler gündeme gelebilmektedir. - KBB kaynaklı nedenler:
Geniz akıntısı, sinüs sorunları veya bademcik kaynaklı birikimler ağız kokusunu tetikleyebilir. Ağız içi bakım doğru olduğu halde koku sürüyorsa, ilgili branş değerlendirmesi faydalı olabilmektedir. - Ağız dışı nedenler:
Reflü gibi bazı durumlar ağız kokusunu etkileyebilir. Burada tanı ve yönlendirme, kişinin genel sağlık öyküsüyle birlikte ele alınmalıdır.
Kısacası: Diş taşı temizliği doğru bir başlangıç olabilir; fakat kalıcı sonuç için kokunun kaynağı doğru tespit edilmelidir.
Diş taşı temizleme işlemi sonrası bakım
Diş taşı temizliği sonrası ilk günlerde dişlerin daha “temiz ve pürüzsüz” hissedilmesi çok normaldir. Bazı hastalar “Diş aralarım açıldı” veya “Dişim inceldi” gibi endişeler yaşayabiliyor.
Hastalarımızın en çok endişe ettiği konulardan biri budur. Oysa durum şöyledir: Diş taşları zamanla diş aralarınıza yerleşip sertleşerek orada adeta zararlı bir “duvar harcı” gibi boşlukları doldurur. Biz temizlik işleminde bu zararlı harcı kaldırdığımızda, diliniz dişinizin doğal boşluklarını hissetmeye başlar. Yani dişiniz aşınmamış, aksine üzerindeki yükten kurtulup özgürleşmiştir.
Temizlik sonrası hassasiyet normal mi?
Temizlikten sonra özellikle soğuk-sıcak hassasiyeti birkaç gün hissedilebilir. Temizlik sonrası hassasiyet genellikle geçicidir ve diş eti hattı sakinleştikçe azalır. Bu dönemde çok sıcak/çok soğuk tüketimlerini azaltmak, sert fırçalamadan kaçınmak ve hassasiyet giderici içerikli diş macunlarını düzenli kullanmak destekleyici olabilmektedir.
Temizlik, diş rengini “beyazlatma” işlemi değildir. Renk değişimiyle ilgili bir beklenti varsa, muayene sonrası diş beyazlatma seçenekleri ayrıca değerlendirilir.
Evde diş taşı kazımak riskleri
Evde diş taşı kazımaya çalışmak (iğne, kürdan, metal alet, “kazıyıcı” aparatlar vb.) diş eti dokusunu yaralayabilir ve diş yüzeyinde geri dönüşü zor çiziklere yol açabilir. Bu çizikler plak tutulumunu artırarak sorunu büyütebilir. Evde diş taşı kazımak riskleri arasında; diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, enfeksiyonun yayılması ve ağrının artması sayılabilir.
Önemli bir güvenlik uyarısı eklemek istiyorum: Diş etinde şişlik, diş apsesi benzeri kabarıklık, zonklayıcı ağrı, kötü tat veya ateş varsa evde iğneyle delme, sıkma ya da kesici aletlerle müdahale etmeye çalışmayın. Bu tür müdahaleler enfeksiyonun çevre dokulara ve kana karışma riskini artırabilir; gecikmeden diş hekimi muayenesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Diş taşı temizliği diş minesini çizer mi veya zarar verir mi?
Halk arasında “temizlik dişleri aşındırır” şeklinde yanlış bir inanış vardır. Profesyonel diş taşı temizliğinde kullanılan “Ultrasonic” cihazlar, sadece diş yüzeyine yapışan sertleşmiş plakları (tartar) ve lekeleri titreşimle uzaklaştırır. Bu cihazlar diş minesine zarar vermeyecek şekilde tasarlanmıştır. Aksine, diş taşları temizlenmediğinde diş eti çekilmesine ve kemik erimesine neden olarak dişlere asıl zararı verir. Hekim kontrolünde yapılan temizlik, dişin ömrünü uzatan koruyucu bir işlemdir.
İşlem sırasında ağrı hisseder miyim, kanama olur mu?
Diş taşı temizliği genellikle ağrısız bir işlemdir ve anesteziye gerek duyulmaz. Sadece diş etlerinde yoğun iltihap olan veya diş kökleri açığa çıkmış hastalarda hafif bir hassasiyet (kamaşma) hissedilebilir; bu durumda lokal sprey veya anestezi ile tam konfor sağlanır. İşlem sırasında görülen hafif kanamalar ise dişten değil, ödemli ve iltihaplı diş etinden kaynaklanır. Temizlik yapılıp iltihap ajanı uzaklaştırıldığında, diş etleri hızla iyileşir ve kanama kendiliğinden durur.
Temizlikten sonra dişlerimde sallanma olur mu?
İleri derecede diş eti hastalığı olan bireylerde, diş taşları dişleri bir arada tutan bir “blok” gibi davranabilir. Bu taşlar temizlendiğinde, hastalar dişlerinin sallandığını hissedebilir ve bunu temizliğe bağlayabilir. Oysa gerçek durum şudur: Diş taşları uzun süre orada kalarak dişin etrafındaki kemiği eritmiştir. Temizlik işlemi, bu yıkımı durdurmak için yapılan bir müdahaledir. Yani sallanmanın nedeni temizlik değil, geç kalınmış tedavidir.
Diş taşı temizliği ile diş beyazlatma aynı şey midir?
Hayır, ikisi farklı işlemlerdir. Diş taşı temizliği ve ardından yapılan “Polisaj” (Cilalama) işlemi; diş yüzeyindeki taşları, çay, kahve ve sigara lekelerini çıkararak dişin kendi doğal rengini ortaya çıkarır. Dişler daha temiz ve parlak görünür. Diş Beyazlatma (Bleaching) ise, dişin doğal rengini kimyasal ajanlarla birkaç ton daha açma işlemidir. Temizlik, ağız sağlığı için bir zorunlulukken; beyazlatma kozmetik bir tercihtir.
Ne sıklıkla diş taşı temizliği yaptırmalıyım?
Sağlıklı bir ağız yapısına sahip bireylerin, oluşabilecek diş eti problemlerini önlemek amacıyla 6 ayda bir rutin diş hekimi kontrolü ve diş taşı temizliği yaptırması önerilir. Ancak sigara kullanımı, diyabet hastalığı, tükürük yapısı veya çapraşık dişlere sahip olma gibi taş oluşumunu hızlandıran faktörler varsa, hekiminiz bu süreyi 3 veya 4 aya indirebilir. Düzenli temizlik, ileride oluşabilecek pahalı ve zorlu tedavilerin önüne geçer.
Makaleyi Yazan Hekim: Dt. Mehmet Elbirlik
Yayınlanma Tarihi: 28 Ocak 2026
Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2026
Faydalanılan Kaynaklar
- ADA (MouthHealthy) – Plaque and Tartar (Plak ve Diş Taşı Rehberi)
- WebMD – Tartar Overview (Diş Taşı Oluşumu ve Önlenmesi)
- Mayo Clinic – Dental Cleaning (Profesyonel Diş Temizliği Süreci)

