Dt. Mehmet Elbirlik
Kurucu Diş Hekimi
Elbirlik Diş Polikliniği

Arka dişinde büyük dolgu taşıyan, dolgunun sürekli düştüğünü söyleyen ya da “Dişim kırık ama kaplama için fazla küçültmek istemiyorum” diyen hastalarda, bazen çözüm daha çok kesmek değil; eksik parçayı doğru materyalle tamamlamak olabiliyor.

Porselen Dolgu (Inlay/Onlay) Nedir?

Porselen dolgu, diğer adıyla inlay onlay ya da seramik dolgu, standart dolguların sınırına geldiği daha büyük madde kayıplarında kullanılan, laboratuvarda hazırlanıp dişe yapıştırılan bir restorasyondur. Buradaki temel fikir şudur: Dişi tamamen küçültüp kaplama yapmak yerine, yalnızca eksik olan kısmı “tam ölçülü” şekilde yerine koymak.

Bunu hastalarıma çoğu zaman şöyle anlatırım: Porselen inlay/onlay, dişin eksik parçasını tamamlayan bir puzzle parçası gibidir. Parça doğru tasarlanır, doğru yerde oturtulur ve doğru yapıştırma protokolüyle sabitlenirse; hem çiğneme kuvvetlerini daha dengeli taşıyabilir hem de dişin sağlam bölgeleri mümkün olduğunca korunur.

Bu yaklaşım özellikle; büyük çürük sonrası geniş kavite oluşan, eski dolgunun altında tekrarlayan çürük şüphesi bulunan, arka dişte çatlak/kırık gelişen ama kaplama için dişi daha fazla küçültmek istemeyen kişilerde gündeme gelir.

Neden Standart Dolgu Değil de Laboratuvar Dolgusu?

Ağız içinde yapılan geniş kompozit dolgu (standart dolgu) bazı durumlarda oldukça başarılıdır; ancak kavite büyüdükçe malzemenin çalışma koşulları zorlaşır. Kompozitler polimerizasyon sırasında hacimsel büzülme gösterebilir. Bu, özellikle sınır bölgelerinde mikroskobik düzeyde “uyum” sorunlarına ve zamanla sızıntı riskinin artmasına zemin hazırlayabilir. Elbette doğru izolasyon, katmanlama ve bitim işlemleriyle bu riskler azaltılır; fakat geniş restorasyonlarda zorluk artar.

Porselen/seramik inlay-onlay ise laboratuvarda kontrollü koşullarda üretilir. Fırınlama/sinterleme süreçleriyle materyal stabilitesi sağlandığı için, ağız içinde yapılan direkt dolgulardaki gibi “yerinde şekillendirme” ve büzülmeye bağlı adaptasyon sorunları daha farklı yönetilir. Buradaki kilit nokta “mucizevi” bir materyal olması değil; üretim ve uyum hassasiyetinin artmasıdır. Bu yüzden bazı vakalarda porselen restorasyon, kenar uyumu ve temas noktalarının daha öngörülebilir kurulmasına yardımcı olabilir.

Kısacası “laboratuvar dolgusu” denmesinin nedeni; restorasyonun ağız içinde yoğrulup şekillendirilmesi değil, ölçü/tarama üzerinden dışarıda hazırlanıp dişe uygun şekilde geri getirilmesidir.

Inlay Dolgu mu, Onlay Dolgu mu? Farkı Nedir?

Teknik terimleri basitleştirerek söyleyelim:

  • Çürük veya eski dolgu kaybı dişin ortasındaysa ve tepeciklere (tüberküllere) çok taşmıyorsa çoğu zaman inlay dolgu düşünülür.
  • Madde kaybı dişin tepeciklerini de kapsıyorsa, yani çiğneme yüzeyinin taşıyıcı kısımları da zayıfladıysa onlay dolgu gündeme gelir.

Burada amaç, zayıflayan alanları “yama gibi” kapatmak değil; çiğneme kuvvetlerinin geçtiği bölgeleri mühendislik gibi düşünerek taşıyıcı bir tasarım kurmaktır. Özellikle onlay restorasyonlar, kırık riski artmış tepecikleri desteklemeye yardımcı olabilir (dişin kalan dokusu ve kapanış kuvvetleri uygunsa).

Peki kaplamaya göre nerede durur? Bazı durumlarda zirkonyum gibi bir diş kaplama seçeneği gerekir; örneğin dişte çok geniş madde kaybı, çok sayıda yüzey kaybı veya restorasyonu tutacak yeterli sağlam doku yoksa. Ancak uygun vakalarda inlay/onlay, kaplamaya kıyasla daha az diş dokusu kaldırılarak planlanabildiği için “koruyucu” bir seçenek olabilir. Hangi seçeneğin daha doğru olduğu; kırığın yönü, çürüğün derinliği, kapanış ilişkisi ve diş sıkma gibi alışkanlıklarla netleşir.

Estetik Dolgu: Arka Dişlerde Görünmezlik

Arka dişlerde “dolgu var ama belli olmasın” beklentisi çok anlaşılır. Eski tip gri görünümlü amalgam dolgulara kıyasla porselen/seramik restorasyonlar, diş rengine uygun hazırlanabildiği için daha doğal bir görünüm sağlar. Üstelik yüzey parlaklığı ve renk stabilitesi, düzenli ağız bakımıyla uzun süre korunabilir.

Ömür konusuna gelince: Porselen inlay/onlay restorasyonların kullanım süresi; ağız hijyeni, kapanış dengesi, diş sıkma (bruksizm), dişin kalan dokusu ve yapıştırma protokolü gibi birçok etkene bağlıdır. Bu yüzden tek bir “yıl” söylemek doğru olmaz. Yine de klinik pratikte; uygun vaka seçimi ve iyi bakım koşullarında, porselen restorasyonların standart geniş dolgulara göre daha uzun süre stabil kaldığı vakalar görülebilir; bazı hastalarda bu süre 10 yılı aşabilir, hatta daha uzun takipler bildirilebilir. Buradaki hedef, “şu kadar yıl gider” iddiası değil; daha iyi uyum ve daha kontrollü bir restorasyon ile yeniden işlem ihtimalini azaltmaya çalışmaktır.

Porselen Dolgu Nasıl Yapılır?

Porselen dolgu “ağızda yoğrulup şekillendirilen” bir dolgu değildir. Genellikle iki aşamalı ilerler:

İlk seansta diş temizlenir, çürük/eskimiş dolgu uzaklaştırılır ve inlay/onlay için uygun bir hazırlık yapılır. Eğer dişte derin çürük nedeniyle sinire yakın bir durum varsa, bazen işlem öncesinde kanal tedavisi planlamak gerekebilir. Bu karar, klinik muayene ve görüntüleme ile verilir.

Ardından ölçü, klasik yöntemlerle alınabildiği gibi çoğu vakada ağız içi tarayıcılarla dijital olarak da kaydedilebilir. Bu noktada dijital diş hekimliği yaklaşımı; ölçü hatalarını azaltma, restorasyon tasarımını daha şeffaf planlama ve temas noktalarını daha kontrollü kurma gibi avantajlar sunabilir. Laboratuvarda hazırlanan seramik parça ikinci seansta prova edilir; uyum, kontaklar ve kapanış kontrol edildikten sonra uygun yapıştırma protokolüyle dişe sabitlenir.

Bu süreçte başarıyı belirleyen şey yalnızca materyal değil; doğru endikasyon, doğru hazırlık, doğru yapıştırma ve sonrasında düzenli bakımdır.

Sakarya Porselen Dolgu Fiyatları 2026

İnternette “porselen dolgu fiyatları” araması çok sık yapılıyor; bunu anlıyorum. Ancak sağlık hizmetlerinde ücret bilgisini içerikte paylaşmak mevzuat açısından uygun değildir. Bu nedenle burada sayı, paket, indirim ya da “daha uygun/daha pahalı” gibi yönlendirebilecek ifadeler kullanmadan, yalnızca genel çerçeveyi anlatabilirim.

Porselen dolgu maliyetini etkileyen başlıca unsurlar; restorasyonun inlay mı onlay mı olduğu, dişteki madde kaybının büyüklüğü, gerekiyorsa ek işlemler (ör. kanal tedavisi), kullanılacak seramik tipi ve laboratuvar üretim sürecidir. En doğru planlama, dişi görmeden ve kapanışı değerlendirmeden yapılmaz; bu nedenle kişiye özel değerlendirme esastır.

Sıkça Sorulan Sorular

Porselen dolgunun (Inlay/Onlay) normal dolgudan farkı nedir?

Standart kompozit dolgular, ağız içinde hekim tarafından şekillendirilir ve ışıkla sertleştirilir; bu işlem sırasında büyük hacimli dolgularda çok az da olsa büzülme riski vardır. Porselen dolgular (Inlay/Onlay) ise, dişten ölçü alındıktan sonra laboratuvar ortamında veya dijital CAD/CAM sistemleriyle porselen bloklardan üretilir. Bu yöntem, dişin eksik parçasının “anahtar-kilit” uyumu gibi mikron hassasiyetinde tamamlanmasını sağlar. Normal dolguya göre çok daha dayanıklı, sızdırmazlığı yüksek ve estetik açıdan mükemmel bir restorasyon sunar.

Neden kaplama (kuron) yerine porselen dolgu tercih etmeliyim?

Kaplama yapmak için dişin çevresinin tamamen aşındırılması (küçültülmesi) gerekir. Oysa modern diş hekimliğinin amacı “sağlam diş dokusunu korumaktır”. Eğer dişinizdeki çürük büyükse ama hala sağlam duvarları varsa, dişin tamamını kesmek yerine sadece çürük ve zayıf kısmı temizleyerek Inlay veya Onlay yapmak çok daha koruyucu bir yaklaşımdır. Bu sayede dişinizin doğal yapısına ve ömrüne maksimum saygı gösterilmiş olur.

Porselen dolgular zamanla renk değiştirir mi?

Hayır, Inlay/Onlay restorasyonlarda kullanılan materyaller, yüksek ısılarda sıkıştırılmış porselen veya seramik içeriklidir. Kompozit dolguların aksine gözeneksiz ve camsı bir yüzeye sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde çay, kahve, sigara veya gıda boyalarına karşı dirençlidirler; zamanla renk değiştirmez, sararmaz ve parlaklığını uzun yıllar korurlar.

Tedavi süreci ne kadar sürer?

Porselen dolgu uygulaması genellikle 2 seans sürer. İlk seansta çürük temizlenir, diş hazırlanır ve dijital/geleneksel yöntemle ölçü alınır. Dişin hassasiyet yapmaması için geçici bir dolgu yerleştirilir. Laboratuvar aşaması (porselenin üretilmesi) 2-3 gün sürer. İkinci seansta ise hazırlanan porselen parça, özel yapıştırıcılarla dişe entegre edilir (bondlenir). Aynı gün içinde bitirilen dijital sistemlerde (Cerec vb.) tek seansta da tamamlanabilir; bu durum kliniğin o anki iş akışına göre belirlenir.

Porselen dolgu düştüğünde veya kırıldığında ne olur?

Porselen dolgular, dişe “kimyasal ve mikroskobik” düzeyde bağlanan (adhesion) çok güçlü sistemlerle yapıştırılır. Doğru endikasyonla ve hassas bir işçilikle yapıldığında kendiliğinden düşmesi çok zordur. Ancak çok sert bir travma gelirse veya diş sıkma alışkanlığı varsa her restorasyon gibi zarar görebilir. Kırılma durumunda parça temizlenip çoğu zaman tamir edilebilir veya yenisiyle değiştirilebilir.

Makaleyi Yazan Hekim: Dt. Mehmet Elbirlik
Yayınlanma Tarihi: 5 Şubat 2026
Güncelleme Tarihi: 5 Şubat 2026