Dt. Mehmet Elbirlik
Kurucu Diş Hekimi
Elbirlik Diş Polikliniği

İmplant tedavisi denince çoğu kişinin aklına “vida” kısmı geliyor. Oysa tedavinin hem estetik hem de çiğneme performansı açısından belirleyici olan kısmı, implantın üstüne gelen üst yapıdır (kron/köprü). Yani altyapı ne kadar doğru planlanırsa planlansın, üst yapının materyali ve tasarımı doğru seçilmezse gülüş hattı, konuşma, temizlik kolaylığı ve uzun dönem doku sağlığı beklenen seviyede olmayabilir.

Bu yazıda, klinikte en sık konuştuğumuz iki seçeneği — implant üstü zirkonyum ve metal destekli porselen — net bir şekilde karşılaştıracağım. Hangi bölgede hangi materyalin daha rasyonel olabileceğini, “vida mı yapıştırma mı?” sorusunun neden önemli olduğunu ve karar verirken nelere bakıldığını sade ama bilimsel bir dille ele alacağız.

İmplant Üstü Dişler Ne Zaman Takılır?

İmplantın kemiğe yerleştirilmesinden sonra vücudun o bölgeyi iyileştirmesi ve implantın kemikle biyolojik olarak bütünleşmesi gerekir. Bu süreç “osseointegrasyon” olarak bilinir ve kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Kemik kalitesi, implantın yerleştirildiği bölge, sigara kullanımı, sistemik hastalıklar ve ağız hijyeni gibi faktörler zamanlamayı etkileyebilir.

Genel yaklaşım şu şekildedir: İmplantın üzerine kalıcı diş takılmadan önce, yumuşak dokuların (diş eti) sağlıklı biçimde şekillenmesi ve ölçülerin doğru alınması hedeflenir. Bu arada çoğu hastada estetik ve konfor için geçici diş planlanabilir; bu geçici restorasyon hem görüntü açısından rahatlatır hem de diş etinin “nerede duracağını” hekime ve teknisyene anlatan bir rehber gibi çalışır.

İyileşme Başlığı ve Diş Eti Şekillendirme (Diş eti formunun önemi)

İmplantın üstüne ilk aşamada takılan iyileşme başlığı (healing abutment), diş etinin implant çevresinde doğru konturla toparlanmasına yardımcı olur. Özellikle ön bölgede diş eti seviyeleri, papil dediğimiz üçgen diş eti çıkıntıları ve gülüş hattı görünürlüğü çok önemlidir. Diş etinin “sağlıklı ve stabil” bir çerçeve oluşturması, sonrasında yapılacak protezin hem estetik hem de temizlenebilir olmasını doğrudan etkiler.

Bu noktada diş eti uyumu sadece “kızarıklık olmasın” demek değildir. Protezin kenar tasarımı, diş etinin altına taşmayan doğru bitiş hattı, implant çevresinde plak birikimini artırmayan pürüzsüz yüzeyler ve doğru temas noktaları; hepsi uzun vadeli konforun parçasıdır.

Ölçü ve Prova Aşamaları (Dijital ölçünün konforu)

Diş eti şekillendikten sonra ölçü aşamasına geçilir. Klasik ölçü maddeleriyle yapılan ölçüler halen kullanılabilir; ancak birçok vakada ağız içi tarayıcılarla alınan dijital ölçüler hem hekim hem hasta açısından konforu artırır. Bulantı refleksi olan hastalarda ölçü maddesiyle yaşanan zorluklar azalır; ayrıca tekrar ölçü ihtiyacı doğarsa süreç daha yönetilebilir olur.

Dijital tarama sürecini daha detaylı merak ediyorsanız dijital diş ölçüsü sayfamızda aşamaları ayrıca anlatıyoruz. Ölçü sonrası genellikle prova randevuları planlanır: altyapı kontrolü, kapanış (oklüzyon) ayarı, renk ve form değerlendirmesi gibi adımlar, kalıcı dişlerin “kâğıt üzerindeki tasarım” olmaktan çıkıp ağız içinde gerçek hayata uyarlanmasını sağlar.

Zirkonyum İmplant Dişler: Estetik ve Biyouyum

Zirkonyum, diş hekimliğinde uzun süredir kullanılan, seramik temelli bir materyaldir. En önemli avantajlarından biri, ışığı metal gibi “bloklamaması”dır. Bu sayede doğal dişe daha yakın bir canlılık elde edilebilir. Özellikle gülüş hattında, yani ön dişlerde ve premolar bölgede estetik beklenti yüksekse zirkonyum çoğu vakada güçlü bir alternatiftir.

İmplant üstü restorasyonlarda zirkonyumun bir diğer artısı, diş etinde gri yansıma riskini azaltmasıdır. Metal altyapılı sistemlerde, diş eti ince biotipe sahipse zamanla “gri gölgelenme” hastayı rahatsız edebilir. Zirkonyumda bu risk genellikle daha düşüktür; bu da diş eti uyumu açısından önemli bir ayrıntıdır. Elbette burada sadece materyal değil; implantın konumu, diş eti kalınlığı, abutment seçimi ve protezin kenar tasarımı birlikte değerlendirilir.

Zirkonyum üst yapılarda planlama yapılırken kapanış ilişkisi (diş sıkma/öğütme alışkanlığı gibi) ayrıca önem kazanır. Çok yüksek kuvvet alan bölgelerde tasarımın doğru yapılması, temasların dengelenmesi ve gerektiğinde gece plağı gibi koruyucu yaklaşımların değerlendirilmesi, materyalin performansını destekler. Estetik restorasyonlarla ilgili daha geniş bir çerçeve için zirkonyum kaplama içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Metal Destekli Porselen: Ekonomik ve Sağlam

Metal destekli porselen (klasik adıyla PFM), diş hekimliğinde uzun yıllardır kullanılan bir sistemdir. İçte metal altyapı, dışta porselen kaplama mantığıyla çalışır. Bu yaklaşımın en büyük avantajı, özellikle arka bölgede güçlü çiğneme kuvvetlerine karşı uzun klinik deneyime sahip olmasıdır. Azı dişlerin bulunduğu bölgede yer darlığı, kapanış kuvvetleri ve implant sayısı gibi değişkenler metal destekli altyapıları bazı vakalarda rasyonel bir seçenek haline getirebilir.

Diğer yandan metal altyapı ışığı geçirmediği için daha opak bir görüntü oluşturabilir. Bu, ön bölgede “doğallık” arayan kişilerde estetik açıdan sınırlayıcı olabilir. Ayrıca diş eti seviyesi çok görünür bir hastada, metal altyapının diş eti kenarında gölge oluşturma ihtimali değerlendirilmelidir. Bu nedenle metal destekli sistemler sıklıkla arka bölgede, estetik görünürlüğün daha az olduğu alanlarda gündeme gelir.

Burada “ekonomik” ifadesi, materyal ve laboratuvar süreçlerinin genel maliyet dengesine işaret eder; ancak hangi seçeneğin daha uygun olduğuna her zaman klinik muayene, ağız içi ölçümler ve beklentiler üzerinden karar verilmelidir.

Vidalı Sistem mi, Yapıştırma Sistem mi?

İmplant üstü dişler iki temel şekilde ağıza bağlanır: vida ile (screw-retained) ya da özel yapıştırıcı simanlarla (cement-retained). Hangi yöntemin seçileceği; implantın açısı, estetik bölge mi arka bölge mi olduğu, temizlik planı ve ileride bakım ihtimali gibi kriterlere göre belirlenir.

Vidalı implant üstü diş sisteminin önemli avantajlarından biri, gerektiğinde hekim tarafından çıkarılıp kontrol edilebilmesidir. Vida bağlantısı, özellikle bakım gereksinimi doğduğunda (vida sıkılığı kontrolü, implant çevresi dokuların değerlendirilmesi, porselen onarımı gibi) pratiklik sağlar. İmplant altyapısı ve vida mantığıyla ilgili temel bilgileri vidalı implant sayfamızda ayrıca bulabilirsiniz.

Yapıştırma sistemlerinde ise vida deliği görünmediği için estetik avantaj sağlanabilir; ancak siman artığının diş eti altında kalması, bazı vakalarda implant çevresi dokuları olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle yapıştırma planlanıyorsa, kenar uyumu, siman seçimi ve taşkın simanın tamamen temizlenmesi klinik açıdan çok önemlidir.

Bu bölümde adı geçen hibrit protez ise genellikle çoklu diş eksikliklerinde (tam çene gibi) gündeme gelen, altyapısı metal/seramik kombinasyonlu olabilen ve çoğu zaman vidalı şekilde tasarlanan daha kapsamlı bir üst yapı yaklaşımıdır. Avantajı, hekimin gerektiğinde çıkarıp temizlik ve kontrol yapabilmesidir; dezavantajı ise her hastaya uygun olmaması ve tasarımın çok dikkatli planlanması gerekliliğidir.

Karşılaştırma Tablosu (Metin Olarak)

Aşağıdaki karşılaştırma, karar vermeyi kolaylaştırmak için hazırlanmış genel bir çerçevedir. Nihai seçim, ağız içi muayene ve radyolojik değerlendirme ile kişiselleştirilmelidir.

Kriterİmplant üstü zirkonyumMetal destekli porselen
Estetik (ışık geçirgenliği)Daha doğal bir ışık yayılımı sağlayabilir; ön bölgede avantajlı olabilirDaha opak görünebilir; ön bölgede sınırlayıcı olabilir
Diş eti görünümüGri yansıma riski genellikle daha düşüktür; Diş eti uyumu açısından avantaj sağlayabilirİnce diş eti biotipinde gölgeleme riski değerlendirilmeli
Dayanıklılık / uzun dönem klinik deneyimTasarım ve kapanış dengesiyle çok başarılı sonuçlar alınabilirUzun yıllardır kullanılan, arka bölgede sık tercih edilen bir sistem
Bölge uygunluğuÖn bölge ve estetiğin önemli olduğu alanlarda sık gündeme gelirArka bölgede çiğneme kuvvetleri açısından sık değerlendirilir
Bakım ve sökülebilirlikVida/yapıştırma tercihiyle değişir; Vidalı implant üstü diş tasarımları bakımda kolaylık sağlayabilirVida/yapıştırma tercihiyle değişir; siman kontrolü önemlidir
Maliyet dengesiGenellikle “premium” sınıfta konumlanabilir (fiyat verilmeden)Genellikle daha “ekonomik” sınıfta değerlendirilebilir (fiyat verilmeden)

Son Söz: Doğru Materyal “Tek Bir Doğru” Değildir

“Zirkonyum mu porselen mi?” sorusunun tek kelimelik cevabı yoktur; çünkü implant üstü restorasyonlar yalnızca materyal seçimi değildir. İmplantın konumu, diş eti kalınlığı, gülüş hattı, kapanış kuvvetleri, ağız hijyeni alışkanlıkları ve beklentileriniz birlikte değerlendirilir. Ön bölgede estetik ve doğal görünüm öncelikse zirkonyum sık gündeme gelir; arka bölgede kuvvet, yer darlığı ve maliyet dengesi gibi kriterler metal destekli sistemleri öne çıkarabilir.

En sağlıklı yaklaşım, muayene ve ölçümlerle “sizin ağzınıza özgü” planı oluşturmaktır. Böylece hem estetik hem fonksiyon hem de bakım açısından sürdürülebilir bir sonuç hedeflenir.

📚 İmplant Tedavi Rehberi (Seri Navigasyonu)

Makaleyi Yazan Hekim: Dt. Mehmet Elbirlik
Yayınlanma Tarihi: 6 Şubat 2026
Güncelleme Tarihi: 6 Şubat 2026